"KARDEŞİNİ SEÇ" 13 yaşında. Bu site doğudan batıya, kuzeyden güneye tüm Türkiye'nin kardeşlik sitesidir. Cumhuriyetimizin temel ilkeleri, bizim de vazgeçilmez ilkelerimizdir. Burada kardeşlerinizle birlik olun,el ele olun.Dost elinizi uzatın. Sitemizdeki ihtiyaç sahibi okullu çocuklar, illerimizdeki gönüllüler tarafından tespit edilmektedir.Siz de gönüllü temsilci olabilirsiniz. Bu sitemizi onurlandırır. Kardeşlerinize kardeşçe sahip çıkın. Eğitimini destekleyin. Sevginizle sarın.
ASLA PARA YOLLAMAYIN
media
... Cengiz Tünay ve dolayısı ile "kardeşini seç" projesinden, Gülben Ergen'in bir programına haberdar oldum. Siteyi incelediğimde, bir çocuğun hayatına dahil olmanın hiç de zor ve masraflı olmadığını görmüştüm. Baba memleketim olan Siirt'ten bir kardeş seçmek üzere okul listelerini inceleyip, neden bilmiyorum ama 6 çocuklu bir ailenin oğlu olan ve o zaman ilkokul 3.sınıfa giden İbrahim Bakır'ı seçtim. İlk mektubuma heyecanla cevap bekledim. İbrahim ve ailesi çok şaşırmıştı ama gelen cevap beni çok mutlu etti. Projeye, size ve bana minnetle cevap vermişlerdi.... İkinci mektubumu bir koli içinde yolladım. Defterler, kalemler, hikaye kitapları eşliğinde. Projenin amacına uygun olarak, geçen yıllar içinde neredeyse hiç para yollamadım. Kışın "bir bot, bir mont" ve okul başlama zamanı okul malzemeleri... Arap kökenli bir ailenin henüz 3.sınıfta okuyan oğlu İbrahim bozuk Türkçesi ile bana mektuplar yazdı..Ama zamanla dili düzeldi.. Okula ve derslerine daha bir özendi. Ona her yıl karne hediyesi de yolladım. Hatta bir yakınım aracılığı ile bir bisiklet gönderdim. Ne zaman bir ihtiyacı olup olmadığını sorsam cevap hiç değişmedi "hiçbir şey" .. telefonlaşmaya da başladık. Bir arkadaşım da ablası Gülşen'i kardeş seçti. Ve, bir yıl sonra biz iki arkadaş, kardeşlerimizi görmeye Siirt'e gittik. Şahane bir şekilde ağırlandık, arap dolmaları, ev ekmekleri yapıldı. Çoluk çocuk yer sofrasında … unutulmaz !! Ne yazık ki Gülşen’i ilköğretimi bitirdikten sonra okutmadılar Bütün çabalarımız sonuçsuz kaldı :( ama biz İbrahim'le devam ettik.. öğretmeni Vedat Güneş ile hep diyaloğumuz sürdü.. zaman zaman kitap ve kalemlerden bütün sınıfa yolladım, İbrahim'in sınıf arkadaşlarına her yıl Dünya Süt Günü'nde süt ve kek yolladım :)) beslenme dersinde neşe içinde beni aramaları paha biçilemezdi..... Sadece ikimiz arasında kalmadı bu kardeşlik. Siteniz sayesinde bugün hala görüştüğüm iyi kalpli dostlar edindim. Forumlarda birbirimizi tanıdık, sevinçlerimizi, sorunlarımızı paylaştık.. toplantılarda buluştuk .. yani biz büyükler de kardeş olduk :) hemen hemen hepsi seçtikleri kardeşi ziyaret ettiler. Güçlerimizi birleştirip kardeşlerimizin okullarına kütüphaneler kurduk. Kimisi hala kardeşiyle görüşüyor, kimisi Gülşen gibi okumaktan vaz geçti / vaz geçirildi.. kimi de koptu gitti ama biz İbrahim ile hala görüşüyoruz.... Canım benim, ilk zamanlar sıkı bir BJK'li iken hatırıma yıllarca FB forması giydi, sarı lacivert kalemler defterler çantalarla dolaştı :))) şimdi koca delikanlı ve GS'lı :))))... Liseye başladığında artık mektuplaşmayı kestik, bir süre MSN ve mail ile haberleştik ama hep telefonlaştık. Şimdi ise ne güzel ki Facebook var ve biz arkadaşız :) Artık hediyelerimin türü değişti.. bazen bir spor ayakkabı bazen test kitapları .. ben de emekli oldum, maddi durumum eskisi gibi olmasa da her zaman maddi manevi onun yanındayım.. 9 yaşında tanıdığım kardeşim, bugün 18'ine giriyor .. biliyor ki, okuduğu zaman içinde onu hiç unutmayan "taa İstanbul'da" bir "abla"sı var :) ailesi her sene üzüm fıstık pestil ne varsa hediye gönderiyor... tabi bu sevgi ve emeğin karşılığını, İbrahim'in hiç sene kaybetmeden okuluna devam etmesiyle alıyorum fazla fazla ...... Sadece İbrahim değil, zaman zaman "kardeşini seç" listesinden hikayesine çok üzüldüğüm yavrulara da sürpriz hediyeler mektuplar yolladım. Gelen cevaplardan aldığım mutluluk bana bir ömür yeter... keşke hepsine kucak açabilseydim..Sonuç olarak "kardeşini seç" harika bir proje.. İbrahim'i , diğer abi ve ablaları ve de gönüllüleri tanımanın benim hayatımda apayrı bir yeri var... İbrahim'le olan gönül alışverişimiz sayesinde kendi çocuğuma daha içim rahat sarıldım. Size çok teşekkür ederim.DİLEK GÜVENMerhaba Cengiz Bey…“Kardeşini Seç” benim hayatımda bir dönüm noktasıdır. Neden mi? Çünkü büyük şehirde yaşayan bizler hızlı hayat tempomuz yüzünden kendimizden başka kimseyi düşünmeye vakit bulamayız. Belki bir televizyon kanalındaki program ya da gazetedeki bir haber, kötü koşullarda yaşam mücadelesi veren insanları hatırlatır bize. O zaman içimizdeki vicdanımız kabarır, o an birisine elimizi uzatmak isteriz ama mesafeler ve zamansızlık elimizi kolumuzu bağlar. Üzülürüz, keşke bir şeyler yapabilseydik deriz… Bir gün arkadaşımın biri bana “Kardeşini Seç” adlı bir internet sitesinde başlayıp çığ gibi büyüyen projeden bahsetti ve Anadolu’daki minik öğrencilere yardım edildiğini söyledi. Duyduklarımdan sebep yüreğimi bir umut kapladı. Yıllardır yapmak istediğim şeye vesile olan birileri vardı. Bilgisayarın başına oturup hemen araştırmaya koyuldum. Siteden bahseden bir sürü insanın düşüncelerini okudum. Hepsi övgüler yağdıran yazılardı bunlar. Okudukça heyecanım daha da büyüyordu. Şöyle diyorlardı:“Kardeşini Seç” isimli bir site açan 60 yaşındaki Cengiz Tünay, yoksulluk sınırının altındaki ailelerin okula giden çocuklarına “kardeşler” aracılığıyla şefkatli ellerin ulaşmasını sağlıyor. Para yardımı yok, dostluk bekleniyor”“Bu sitede gerçekten yardıma muhtaç okuyan çocuklar için yapılan bir kampanya bulacaksınız. Para yok, sadece giyim, yıkanacak sabun gibi temel ihtiyaçlar ve en önemlisi SEVGİ...”“Çok güzel bir yardımlaşma örneği biraz vicdanı olan herkes katılmalı bu kampanyaya”“Başlangıcından bugüne pek çok çocuğa yalnız olmadığını hatırlatan oluşum”“Sevgi dolu içten bir mektup onları sıcak tutacak bir hırka ya da mont, ayaklarını soğuktan koruyacak bir çift ayakkabı veya bir kitap mutlu olmaları için yeterli”“Onlara defter, kalem, yiyecek giyecek yardımı yanında mutlaka mektup yazarak sevginizi yollayın… Kardeşten kardeşe giden en güçlü bağ sevgidir…”Durmadan okudum okudum okudum. Okudukça ne kadar doğru bir iş yapıldığını gördüm. Ve hemen harekete geçip ”Kardeşimi Seçtim” ve ailesinin tek çocuğu olan ben, artık bir kardeşe sahiptim. Mardin’inin Balova köyündeki Ali artık benim Alim’di… Yıllar sonra ilk defa posta kutusunda, faturalar haricinde benim adıma gönderilen dallı güllü bir zarf görüyordum. Alim güllü mektup kağıdına yazdığı satırlarda, bana köyünü, anasını, babasını, kardeşlerini, dedesini, sakat ninesini ve ona ulaşmamıza vesile olan öğretmenini anlatıyordu. Okuduğum her satırda Ali’nin yaşamının kapıları benim için daha da aralanıyordu. Haritada daha önce yerini bile bilmediğim bir köyde yaşayan Alimin yaşamı ve benimki sevgimizle birbirine bağlanmıştı. O anki yaşadığım mutluluğun verdiği haz kelimelerle dahi anlatamayacağım bir duyguydu. Ruhumdaki bu doyumu bana yaşatan Alim’e ve bize bu imkanı sağlayan siz Cengiz Tünay’a sonsuz teşekkürler ediyorum. Kalbimizden kalbinize sonsuz sevgilerle…Yolunuz açık olsun…PERİHAN DAYIOĞLU
  • Jun 03, 2016
  • Kategori: Mektuplar
  • Yorumlar: 0
Yorumlar: 0

Yorum yok

Bir Yanıt bırak

Your email address cannot be published. Required fields are marked*